Ruhumuz İçin İftar Vakti

Ruhumuz İçin İftar Vakti

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“…Doğrusu size Allah’tan bir nûr ve apaçık bir kitap gelmiştir. Allah kendi rızâsını gözetenleri onunla kurtuluş yollarına eriştirir ve onları, izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır, onları doğru yola iletir.” (Mâide, 15-16)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

Yalnız şu iki kişiye gıpta edilir: Biri, Allâh’ın kendisine verdiği Kur’ân ile gece-gündüz meşgul olan kimse; diğeri, Allâh’ın kendisine verdiği malı gece-gündüz infak eden kimse…” (Buhârî, Temennî 5, Tevhîd 45; Müslim, Müsâfirîn 266, 267; Ayrıca bkz. İbn-i Mâce, Zühd, 22)

Ramazan ayı ve Kur’ân-ı Kerîm, el-hak birbirinden ayrı düşünülemez… Ramazan, bunun için müjdedir, mü’min gönüllere… En büyük fırsattır bizlere…

Bunca zulmetmişliğimiz varken nefsimize, bu denli ayrı düşmüşken yegâne rehberimizden, sevgiliden gelen bir mektup edâsıyla sımsıkı sarılıp, tekrar tekrar okumalıyız. Ama sadece kuru kuruya okumak değil, muhabbetle, hasretle, tefekkürle, düşüne düşüne anlamaya çalışmaktır.

Bilhassa bu güzîde zaman diliminde, zamanın kadrini bilerek gece-gündüz Kur’ân-ı Kerîm ile hemhâl olmak, ondan kendimize hisseler çıkarmak, Hak Teâlâ’nın rızasını O’nun gönderdiği Kitap’ta aramak ve bulmak… Bu hâl, başlı başına bir bayram değil de nedir?

Nitekim Kur’ân, hayatı okumaktır…

Kur’ân, Cenâb-ı Hakk’ın ziyafet sofrasına oturmaktır…

Kur’ân okumak, Cenâb-ı Hak’la hasbihâl etmektir.

Kur’ân, dünya ve âhireti anlamaktır… (Merve Güleç, Şebnem Dergisi Haziran-2016)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

Mâlike’l-Mülk: Bütün mülkün, kâinatın yegâne sahibi, bütün varlık âleminin tek hâkimi demektir.

Kısa Günün Kârı

Bu Ramazan ayını bizler de kendimize bir vesîle kılalım da, Kitabımıza yeniden kavuşalım. Hânelerimizi Kur’ân ziyafetleriyle zenginleştirelim. Gönlümüze, hânemize ve şehrimize sekînet-i ilâhiyye yağsın. Melekler, civarımızda dolaşsın. Cenâb-ı Hak, tevfîkini refîk eylesin, bizleri affederek rızâsına erdirdiği kulları arasına dâhil eylesin.

Lügatçe

edâ: 1. Davranış, tavır. 2. Yerine getirmek, vazifesini yapmak.
hasbihâl: 
Halleşme, dertleşme.

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Okullar Okullar